Gece, su, ay, kayalıklar... ve şafak. Fırat kıyısında bir şafak. İzinde sular biriken bir yürüyüş. Yakın gök, şafağa yenik düşmek üzere.
Bir şafak yürüyüşü Fırat boylarında sürüyor.
İnsan öncesi zamanlarda akan su. Sahte uygarlık cennetinin kalıntılarını yüzyıllardır altında ezen su.
Âhir zamanda bir şafak yürüyüşüne tanık olan su.”
Değişik yönlere savrulan yitik bir neslin
Sancıları, bir yol gösterici arayışıyla
geçen yıllar, fırtına dinince gerçekleşen
bir kucaklaşma... Yakın geçmişin
gölgesinden çarpıcı kesitler,
unutulmayan ayrıntılar...
Hemen herkes, bu romanda kendini bulacak, kendini okuyacak.
|
|
|
|
|